in

Aile ve Çift Terapisi Nedir? Hangi Durumlarda Çift Terapisine Başvurulmalıdır?

Aile içinde veya ilişkilerde sorunlarla karşılaşılması olağan ve normal bir durumdur. Her çift fikir ayrılıkları yaşayabilir ve saygı çerçevesinde kendi fikrini beyan edebilir. Aile ve çift terapilerine olan ihtiyaç ülkemizde genel anlam itibariyle son çare olarak görülür. Ne yazık ki tartışmaların sonu gelmediği, gerginliğin hakim olduğu, işin içinden çıkılmaz bir hal alan durumlarda çatışmalı evlilik-ilişki diye adlandırdığımız boyuta gelindiği an bir uzmana başvurulur.

Eşler partnerler genel olarak ilişkinin ilk dönemlerindeki problemleri görmezden gelir ya da üstünü örter. İlerleyen dönemlerde çatışmaların tohumları ilk senelerde ki ‘görmemezlikten

gelme’ durumundan kaynaklanmaktadır. O yüzden flörtün ilk zamanlarında çatışmalı sorunlar yaşandığında bu durumu göz ardı etmemek gerekir. Bir diğeri ise, yeni doğan bebekle birlikte değişen düzen, yüklenen sorumluluklar artmaktadır. Eskiden çok güzel vakit geçiren çiftler artık baş başa kalamayabilirler. Bu durumlarda bir diğerinin normal hayatına devam etmesi, yardımcı olmaması ve değişen düzenden dolayı yaşanan gerginlikler, her iki tarafın ailesinin işin içine katılması kişilerarası çatışmaları alevlendirebilmektedir.

Aile ve çift terapisine başvuran kişi veya kişilerde genel anlam itibariyle ilişkideki dengenin bozulması durumu hakimdir ve bir uzman eşliğinde çalışmak yeni alternatiflerin gün yüzüne çıkması ve teröpotik anlamda yapılacak olan sözleşme ile yeniden çerçevelendirilmeyi hedeflemektedir. İlk olarak halledilmesi gereken şey bozulan iletişimin yeniden yapılandırılmasıdır. Genel olarak ilişkilerde olaya ‘ben merkezci’ yaklaşım iletişim problemlerinin başlıca sorunlarındandır. Bunun devamında bir bu kadar önemli olan diğer kavram ise cinsellik konusunda yaşanılan problem ve aksaklıklardır.

Dengesi bozulan ilişkide, kişi karşı tarafın memnun olabileceği her türlü olaydan, orta nokta bulmaktan kaçabilir. Yaşanılan gerginliklerden kaynaklı bir umutsuzluk içerisinde olabilir, karamsarlığa düşmüş olabilir. Bu yaşanılan birikimle doğru orantılıdır ve kişiler aşırı genellemede bulunmaya çok meyillidir. Eş-partner defalarca denediğini ama düzelmeyeceği düşüncesi içerisinde olabilir.

Karşı tarafın tepki göstermesi ve sinirlerin gerildiği bir ortamda sağlıklı düşünmek çatışmalı evlilikler- ilişkiler için ne yazık ki imkansız bir durumdur.

Bu noktada istek ve arzuları terapist eşliğinde belirlemek, bazı içine atılan, paylaşılmayan durumları terapi esnasında dile getirmek, duyulduğunu hissetmek ve sorun üzerine konuşmak her iki tarafın aydınlanmasına, daha sağlıklı düşünmesine sebep olabilir. Sağlıklı düşünmeyi başarabilen kişi bunu gördükçe hem kendi motive olur hem de karşısındakini motive eder.

Genel olarak çiftler aile ve çift terapisinin sadece kendilerine bir yararı olacağı konusunda hemfikirdirler fakat; bu terapi çeşidini tek bir açıdan ele alıp değerlendirmek eksik bir tanımlamadır. Bozulan ilişkiyi düzenlemek, hayattaki olumsuzlukların çoğunu ortadan kaldırmak için mükemmel bir adımdır. Devamlı tartışma halinde olan kişiler belirli bir zamandan sonra çevresine, sosyal hayatına karşı da karamsarlık tutumu sergiler. Düzelen ilişki ile birlikte hayata bakış açısı yeniden çerçevelenir.

Aile ve çift terapisi son çare olarak görüldüğü için kişiler ‘eyvah geç kaldık’ düşüncesi içerisinde olabilir. Bu durumun çözülemeyeceğine dair endişeye kapılabilirler. Fakat bu yanlış bir algıdır. Sadece geç kalınmış bir terapiye daha yoğun ilgi ve alaka gerekmektedir. Çiftler karmaşık olan durumu daha karmaşık bir hale sürüklediğinden dolayı terapiye biraz daha fazla zaman ayırmaları gerekmektedir.

Aile ve Çift Terapisinde ilk olarak beklentileri açıkça ifade etmek ve merak edilen her şeyin sorulması gerekmekte ve açıklanmaktadır. Terapist ailenin kültürel değerleri konusunda bilinçli bir hareket sergilemeli ve o değerler doğrultusunda ilerlemeyi hedeflemektedir. Bu süreçte terapiste olan inanç süreklilik açısından oldukça önemlidir. O yüzden çalışmak istediğiniz terapistin bu konunda eğitim almış olmasına dikkat etmeniz son derece önem taşımaktadır.

www.alarakoksal.com/

Siz Ne Düşünüyorsunuz

189 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Psk. Alara Köksal

Psk. Alara Köksal

Hakkında

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olan Psikolog Alara Köksal lisans süresi boyunca Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Balıklı Rum Hastanesi ve Tanju Sürmeli Özel Yaşam ve Sağlık Polikliniğinde staj yaptı. Bunun yanı sıra 3 sene boyunca Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif bir şekilde görev aldı. Aynı zamanda birçok Ulusal Kongreye ve seminerlere katıldı. Bu sırada; Bilişsel Davranışçı Terapi(BDT) eğitimi, Psikodrama eğitimi, Cinsel Terapi eğitimi, Aile ve Çift Terapisi, Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI), Tematik Algı Testi (TAT), Stanford-Binet Zeka Testi, Goodenouhg-Harris Bir İnsan Çiz Testi, Wais-Yetişkinler için Zeka Testi eğitimlerini tamamladı. Halen birçok sertifka programlarına katılmaya devam ediyor ve kendini geliştirmeyi sürdürmektedir. Akademik kariyerine Üsküdar Üniversitesinde Uzmanlık için Klinik Yüksek Lisans(tezli) yapmaktadır. Şu an ‘2.Trimestırdaki Gebelerin Cinsel Doyumları ve Benlik Saygıları’ üzerine çalışmasını sürdürmektedir. Kurucusu olduğu Köksal Psikolojik Danışmanlık merkezinde Cinsel Terapi-Aile ve Çift Terapisi ve Bireysel Terapi alanlarında danışanlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Birbirinden Güzel Siyah Mutfak Dolabı Modelleri

Depresyon Nedir? Nasıl Ortaya Çıkar? Depresyonda Olan Bir Kişiye Aile Nasıl Davranmalıdır?