in

Bel ve Boyun Fıtığına Yakalanmamak İçin Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?

Maalesef çağımızın hastalığı bel ve boyun fıtığı. Hareket etmekte artık tereddüt ediyoruz. Her yere arabayla gidiyoruz, merdiven çıkmıyoruz, asansör kullanıyoruz bu nedenle bu tembellik kaslarımızı oldukça zayıflatıyor. Hele saatlerce bilgisayarın önünde durmak, öne doğru eğilerek çalışmak yine özellikle boyun ve sırt kaslarımızı oldukça zayıflatıyor. Bu zayıflayan kaslar, boyunda ki omurgalar arasında disk adını  verdiğimiz yastıkçılara destek olmuyor olmayınca da  fıtıklaşma oluyor. Şu bilinmelidir ki keyifli olarak yaptığımız hiç bir hareket bel ve boyun fıtığına sebep olmaz. Ama tutulmuş bir kasın arkasından yapılan ters bir hareket bel ve boyun fıtığına sebep olur.

Peki bu kaslar nasıl tutulur?

En sık rastlanan sebep strestir. Bir şeye çok üzülüp, sinirlenirsek, çok gerginsek o sırada yaptığımız ters bir hareket bel ve boyun fıtığına sebep olabilir. Zaman zaman hepimiz ağırlık  kaldırıyoruz, yukarı doğru uzanıyoruz, öne doğru eğiliyoruz. Hepimiz fıtık mı oluyoruz? Tabi ki hayır. Ama bir şeye üzülüp sinirlendiğimiz de yaptığımız çok basit bir hareket bile fıtıklaşmaya sebep olabiliyor. Türkçe’mizde yıllardır kullandığımız bir söz var. Bizi kızdıran kişiye deriz ki “beni fıtık ettin“. Birisi bizi strese soktuğunda  çok kolaylıkla fıtık olabiliyoruz. Tabi bunun dışında uzun süre soğuğa maruz kalınca da kaslarımız tutuluyor. Ve ondan sonra yaptığımız ters hareketlerde, fıtıklaşmaya sebep olabiliyor.

Fıtık Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

1)Her gün yürüyüş yapmaya gayret edeceğiz. Yürüyüşlerde yorulduğumuzda üstüne üstüne gitmeyeceğiz, mutlaka oturup dinleneceğiz.

2) Soğuk rüzgarlardan, ceyrandan,  klima rüzgarlarından boynumuz, belimiz sırtımızı her zaman koruyacağız. Eğer öyle bir rüzgar akımı varsa ve  ondan kaçma imkanımız yoksa yüzümüzü rüzgara doğru döneceğiz. Özellikle arka tarafımızı kollayacağız.

3) Tabi ki her türlü hareketi yapacağız. Öne doğru eğilip, yukarı doğru uzanacağız, ağırlık kaldıracağız. Ama zorlandığımızda bu harekete devam etmeyeceğiz. Yani bir ağırlık kaldırdık bize çok ağır geldi, ha gayret biraz daha zorlayayım diye zorlamayacağız kendimizi,  hemen elimizdekini bırakacağız. Rahatlıkla taşıyabileceğimiz ağırlıkları taşıyacağız.4) Ve en önemlisi bir şeye çok üzüldük,  çok gerginiz o zaman mutlaka mutlaka bir yere oturacağız ya da uzanacağız. Ağır bir iş yapmamaya gayret edeceğiz.

Özellikle kilosu olanlar bu söylediğime sevinecek ama kilo omurga sağlığında çok önemli değil. Hiç bir zaman kilolu olmak bel fıtığına ya da boyun fıtığına sebep olmaz. Ama çok kısa zamanda kilo almak veya çok kısa zamanda kilo vermek bile bel veya boyun fıtığı oluşumunu kolaylaştırabilir. Eğer kilo vereceksek bile, bunu düzgün bir şekilde az az vererek yapmak lazım. Birden bire vermek veya birden bire kilo almak omurga sağlığını bozar. Ama yıllardır kiloluysak ne bele ne de boyuna zarar vermez. Omurgamız kilomuza alışır.

Dediğimiz gibi maalesef bütün kötülüklerin anası stres. Stresten maalesef kaçmak mümkün değil. Ama strese girince uslu olmak mümkün.

Op. Dr. AYBARS AKKOR
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı
www.aybarsakkor.com

Siz Ne Düşünüyorsunuz

300 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Op. Dr. Aybars Akkor

Op. Dr. Aybars Akkor

Op. Dr. Aybars Akkor, 1962 yılında İstanbul’da doğmuş; ilköğrenimini 1973 yılında Yeşilyurt Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokulu’nda tamamlamıştır.1981 yılında İstanbul Alman Lisesi’nden; 1987 yılında da İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Mezuniyet sonrası mecburi hizmetini 1987-1988 yıllarında Manisa Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimini 1988-1994 tarihleri arasında, İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde yaptığı dönemde, 1991 yılında İsviçre Zürih Üniversitesi’nde Prof.Dr. Gazi Yaşargil’in yanında “Mikro Cerrahi” ameliyatlarını izlemiştir. Ljublyaana, Slovenya’da Prof. Dr. Vinco Dolenc, Graz, Avusturya’da Prof. Dr. W. Asher yanında staj görmüştür.

Askerlik görevini 1992 yılında Van Jandarma Tugayı Askeri Hastanesi’nde yaptıktan sonra, 1993-1994 döneminde İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Hastane Yönetimi’nde Yüksek Lisans Programını tamamlamıştır. Bir çok hastanede Başhekim ve Genel Müdür’lük görevlerinde bulunmuştur. Pittsburg, ABD.’de Prof. Dr. J. Maroon, Munih, Almanya’da Prof. Dr. H.M. Mayer yanında da eğitim almıştır.

Op. Dr. Aybars Akkor, Temmuz 1998 yılında, Nişantaşı, İstanbul’da muayenehane açarak serbest hekimlik yapmaya başlamıştır.

Evli ve bir kız çocuk babasıdır. İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Annem Benim Yara Bandım

4 Soruda Dış Gebelik Nedir?