in

Ergenlik Psikolojisi ve Ergenlikte Meydana Gelen Değişimler

Ergenlik Psikolojisi

Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında ki döneme denmektedir. Bir geçiş dönemi olarak ta değerlendirebiliriz. Ergenin bir ayağı çocuklukta diğer ayağı da yetişkinlikte diyebiliriz. Ergenler zaman zaman çocuk gibi zaman zaman ise yetişkin gibi davranabilirler. Bir geçiş ve değişim dönemi olduğu için bu dönemde biyolojik, psikolojik ve duygusal değişiklikler yaşarlar. Yaşadıkları bu değişim kaynaklı duygularını da çok yoğun yaşarlar. Üzüntülerini, öfkelerini, sevgilerini, coşkularını en üst seviyede yaşarlar. Ergenlik döneminde meydana gelen bu değişime öncelikle ergenlerin kendileri uyum sağlaması zaman almaktadır. Bazı yaşadıkları durumları kendileri de henüz anlamlandıramamışken ailelerden gelen tepkilerde bu uyum süreci biraz daha zorlaşmaktadır.

Ergenlikte Meydana Gelen Değişimler

Fiziksel Değişimler:

Erkeklerde;
* Büyüme hormonları salgılanır,
* Boy uzar, ağırlık artar,
* Kemikler ve kaslar gelişir,
* Cinsiyet hormonları salgılanır,
* Sperm üretimi başlar,
* Seste kalınlaşma olur,
* Kıllanma oluşur,
* Cinsel organda büyüme olur,
* Göğüs düğümcükleri görülür,
* Yağlanmaya bağlı kilo alma ve sivilceler olur.
Kızlarda;
* Büyüme hormonları salgılanır,
* Boy uzar, ağırlık artar,
* Kemikler ve kaslar gelişir,
* Cinsiyet hormonları salgılanır,
* Yumurtalıklar üretime başlar,
* Ses değişikliği olur,
* Kıllanma oluşur,
* Göğüslerde büyüme olur,
* Kalçalarda büyüme ve yağlanma başlar,
* Yağlanmaya bağlı kilo artışı ve sivilceler görülür,
* Adet kanaması başlar.

Ergenlik Döneminde Psikolojik Değişimler

Kendi kişiliklerini oluşturmaya çalıştıkları için bu dönemde kendi duygu ve düşüncelerini aşırı önemseyebilirler. Benmerkezci bir yaklaşımlar kendilerine odaklanırlar. Kendilerine odaklanma sağlıklı bir şekilde atlatılırsa daha sağlam kişilik oluşturabilirler. Odaklanma problemlere yönelik olur ise zor bir ergenlik dönemi bekliyor diyebiliriz. Özellikle bedensel değişimler psikolojik etkiye neden olmaktadır. Bedenin farklı bölgelerini beğenmeme veya bedensel değişimden utanma durumları ortaya çıkabilir. Bunlardan dolayı ergenlik döneminde bir içe çekilmeden söz edebiliriz.

Aileden ayrışma ve kendi çevresini oluşturma sürecinde aile ile çatışma yaşarlar. Aileler çocuklarının hala küçük olduğu düşüncesi ile eskisi gibi davranmasını bekler. Çocuklar ise ergenlik döneminde bir kişilik oluşturmaya ve yetişkinliğe hazırlık yaptıkları için anlaşmazlıklar ortaya çıkar ve aile içi çatışmalara neden olabilir

Ergenlik döneminde ortaya çıkan kendi içine kapanmayı, aileler iyi takip etmeleri gerekir. Bun dönem duygusal değişikliklerden dolayı riskli bir dönemdir. Hem sosyal anlamda kendini kanıtlama hem de bir gruba ait olma ve benliğinin başkaları tarafından kabul edilmesi önemsedikleri bir durumdur.

Bu riskler ise hızlı araç kullanma, cinsellik konularında kontrolsüz davranma, duygusal yoğunluktan dolayı kendine ya da başkasına zarar verme riski, uyuşturucu maddelere yönelme gibi riskleri kapsamaktadır. Bu dönemde aileler sık sık çocuklarının çok öfkelendiğini, çok çabuk sinirlendiğini, içe kapandığını, ailelerinden uzaklaştığını ifade ederler.

Duygusal Değişiklikler

Daha önce duygularını yoğun yaşadıklarını ifade etmiştik. Bu dönemde karşı cinse olan ilgi artar ve cinsel istekte bununla birlikte artmaktadır. Bu dönemde yaşanan duygular yoğun olduğu için yaşadıkları aşklarda çok yoğun olacaktır. Aile ve çevre ile alakalı yaşadıkları duygusal değişiklik ve yoğunluğun yanı sıra ikili ilişkilerde yaşanan yoğunlukta artacaktır. Hayatlarını etkileyen önemli etkenlerden birisi de bu değişiklik olacaktır.

Ailelere Öneriler

Bu dönemde ailelerin bilmesi gereken en önemli şey çocukları bir sorun yaşamıyor bir değişim döngüsünün içine giriyor olmalarıdır. Bu bilinç ile hareket ederlerse çocuklarının yaşadıkları değişimin farkında olacaklar ve bu değişim onlarda kaygı oluşturmayacaktır. Çocukların ergenlik döneminde yaşadıkları değişime uyum zaman alacaktır ve bu değişim ergenlik dönemini sonlanana kadar devam edecektir. Aileler için zorlayıcı bir dönem olmasına rağmen eğer bu süreci çocuklarının sağlıklı atlatması adına onlara destek olurlarsa sonra ki dönemde daha rahat bir süreç geçireceklerdir. Ailelerinin baskısından kaynaklanan ergenlik döneminin tamamlanamaması çocuklarının yetişkinlik döneminde ergenlik dönemi özellikleri göstermesine neden olabilir. Yani ergenlik döneminde aşırı baskılanmış ve ergenlik dönemini yaşayamamış kişiler bu dönemi yetişkinlik dönemine sarkıtma riski vardır. Bu anlamda ailelerin çocuklarının ergenlik dönemi yaşamasına izin vermeleri gelişimleri açısından önemlidir. Çocuklarının üzerinde kontrolleri olsun fakat bu kontrolün baskıya dönüşmemesi çok önemlidir.

Ailelerin çocuklarında ergenlik döneminde ortaya çıkan değişimlere verdikleri tepkilerde çok önemlidir. Onlarda ortaya çıkan değişimlere çocuklarını rencide edici veya korkutucu şekilde verecekleri tepkilerde ergenlik dönemi sorunlarının ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Ergenlik döneminde çocuklarının yaptıklara yanlışlara verilen tepkiler sorunun seyrini belirlemektedir. Onların yaptıkları yanlışları sakince dinleyip onları eleştirip, utandırmak yerine onları anlamaya yönelik atılacak adım ergen ve ailenin duygusal olarak yakınlaşmasına fırsat verecektir. Bu iletişim çocuklarının yalan atmasını da engelleyecektir.

Biz ebeveynlerin de şuan çocuklarının bulundukları yoldan geçtiğini unutmadan hareket etmeleri önemlidir. Bir diğer konu da her birey bu süreci farklı yaşar. Onları olduğu gibi kabul etme daha iyiye sevk etme anlamında önemlidir.

Psikolog Ayhan ALTAŞ
www.bursapsikologum.com

Siz Ne Düşünüyorsunuz

211 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Uzm. Psk. Ayhan Altaş

Uzm. Psk. Ayhan Altaş

Uludağ Üniversitesi Psikoloji bölümünü 2002 yılında kazandım. 1 yıl ingilizce hazırlık okudum. Üniversite süresince Bakırköy Ruh ve sinir hastalıkları hastanesi, Dr Rüştü Burlu çocuk esirgeme kurumu, Uludağ Üniversitesi Çocuk Psikiyatri ve Yetişkin Psikiyatrisi bölümlerinde staj yaptım. Nöropsikoloji Alanında ‘’Farklı eğitim düzeylerinde ki 55-59 yaş grubu sağlıklı erkeklerde Sözel Akıcılık ve Şekil Akıcılığı test puanları değişiminin incelenmesi’’ konulu tez ile 2007 de mezun oldum. Yakın Doğu Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı eğitimim devam etmektedir.Sağlık Bakanlığının yaptığı sınavı başarı ile geçerek Psikolojinin Tıbbı Uygulamaları Yetki belgesini almaya hak kazandım. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Romantik İlişkilerde İletişim Kaynaklı Problemler

Çocuk Haklarıyla İlgili Bilmeniz Gereken 13 Madde