Moda İkonu Gonca Karakaya Oluk

ggg

Modaya uygun giyinmek, stil sahibi olmak ve giyim konusunda kadının kendisini tanıması oldukça önemli. Birde bunu yaparken örnek olmak harika bir durum olsa gerek. Gonca stil sahibi bir kadın. Bir blogu var ve burada stil, moda, nasıl giyinilir ile alakalı oldukça doyurucu yazılar yazıyor. Asla giymem dediği kıyafet yok, modaya uymayan kadınları da onaylıyor, modası geçen kıyafetlerini saklıyor ve ona bir kadının gardırobunda olması gerekenler nedir diye sorduğumuzda bize çok samimi bir cevap veriyor. 🙂

Hadi gelin bu keyifli röportajı hep birlikte okuyalım…

Röportaj: Hilal İpekçi

gonca

Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?

Merhaba, ben Ayşe Gonca. 28 yaşındayım. Bursa’da yaşıyorum. Evli ve bir kız annesiyim. Mesleğim, psikolojik danışmanlık. Uzun yıllardır ilgi alanım olan moda ve yazarlık 2013 yılında Vogueisart ile vücut buldu. Yazmayı çizmeyi, giyinmeyi kuşanmayı seviyorum. Bunların dışında spora mutlaka vakit ayırırım. Bisiklet, tenis ve yüzme en sevdiklerim arasındadır. Motor kullanmayı da seviyorum. Genelde ulaşım aracı olarak scooter ya da bisiklet tercih ederim. Bir de eskiden olsa kitap okumak derdim. Lakin şimdilerde küresel dünyanın tekno blogları daha ağır basıyor. Sadece moda değil müzik, kitap, spor, sağlık, teknoloji gibi pek çok alanda blog okumayı seviyorum.

Çok kaliteli bir blogun var, vogueisart.com’da modaya dair oldukça doyurucu yazılar yazıyorsun, nasıl karar verdin böyle bir blog kurmaya?

Beğenilmek gerçekten mutluluk verici. Çok teşekkürler. Nasıl başladım? The Sartorialist ve Jak&Jil adlı photobloglarla başladım diyebilirim. Özellikle popüler fotoğrafçı Tommy Ton’un moda fotoğraflarını inceler ertesi gün ne giyeceğime karar verirdim. Scott’un çektiği sokak fotoğraflarındaki kombinlere kendi çapımda yorumlar yapardım. Bir gün bunları yazmaya karar verdim. Yazarlığa uzak değildim. Modaya ise yazarlıktan daha bile yakın sayılırdım. Ve işte öylece doğuverdi Vogueisart.(null) (2)

Peki, tereddüt ettiğin oldu mu? Ya da okunmak gibi bir kaygın var mıydı başlangıçta?

Okuyucu motivasyonu gibisi yok. Okunmak, beğenilmek müthiş bir heyecan. Lakin ben sadece okuyuculardan beslenmiyorum. Vogueisart’ı ayakta tutan içimdeki moda ve yazma tutkusu. Hiç tereddüt etmedim. Ve sanırım etmeyeceğim de.

Modaya aşıksın sanırım, bize kendin için modanın tanımını yapar mısın?

Moda, benim için rollercoastera binmek gibi. Renklerin, desenlerin, kumaşların içinde kaybolmak. Her gün farklı bir stile uyanmak. Her gün evden bambaşka bir çehreyle çıkmak. Feminen, preppy, glam, tomboy, normcore…. Ne istersen o olmak.

Peki, modadan öncesi diye birşey var mıydı senin için? Her zaman böyle modayla ilgili miydin?

Modaya dönük hep bir üçüncü gözüm açıktı. Kimi zaman alelade bir masa örtüsü, rastgele bir araya gelmiş kuru kalemler, çoğunlukla doğa ve film kareleri ilham almam için yeterliydi. Yani elimde gelincik çiçeği ile mağaza mağaza gelincik rengi kazak aradığımda oldu. Çocukluğumda elbisem yıkanırken zarar görecek endişesiyle çamaşır makinesinin karşısından ayrılmadığım da oldu:-) Okuduğum, gördüğüm, kokladığım özetle yaşadığım her şeyin içinde bir tutam moda hep oldu ve sanırım olacak.

Bizim için 2015 modasını değerlendirmeni istesek, bize neler söyleyebilirsin.

Önümüzdeki 2015 İlkbahar/Yaz sezonunda bohem ağırlıklı 70’li yıllara güzel bir yolculuk yapacağız. Glam rock silüetler, bohem hippi, A kesim elbise ve etekler, mesh tarzı laif gözenekler, denim alternatifler, pinafore önlük elbise, safari görünümler, pötikare ve çizgi desenlerle hayli iddialı bir sezon bizleri bekliyor.

 Ben modaya uymam, ne yakışırsa giyerim diyen hanımlar sence yanlış mı yapıyor?

Kesinlikle doğru yapıyorlar. Lakin bir şeyi gözden kaçırmamak lazım. Milyarlarca dolarlık yatırımlar, Haute Couture’ler, moda kısvesi altında çalışan dev markalar. Hepsi boşuna olamaz. Yani bundan yıllar yıllar önce tüketmenin dayanılmaz cazibesini bizlere aşıladılar. Ne kadar inkar etsek de bilinçaltımızda bir “moda” kavramı çoktan peyda oldu. Moda, sana kendini iyi hissettiriyorsa bence takip etmelisin.

Modası geçen kıyafetlerini ne yapıyorsun?

Sonsuza kadar saklayacağım:-) Bu nokta istifçi kişiliğim devreye giriyor. Çünkü biliyorum ki bir gün yine yeniden trend olacak:-)

 

Peki moda yazıları yazmanın ötesinde, modayla ilgili başka planların var mı?

Aslında minik tadilatlar, klasik dikimler yapabiliyorum. Bu noktada kendimi geliştirme ihtiyacı içindeyim. Etek ve elbiselere karşı özel bir zaafım var. Kendi eteğimi tasarlama ve dikme süreci hayli heyecan verici olabilir. Biraz eğitime biraz da zamana ihtiyacım var. Ama bir gün neden olmasın.

Kızın da annesi gibi modayla ilgili mi?

Ah harika bir soru 🙂 Gardırobumu keşfetmeyi çok seviyor. Bende bu nokta da izin vericiyim, hoşuma gidiyor yani. Ama tabiki çok küçük, bu noktada karar vermek zor. Bu kadar süslü bir anneden zıt bir tepkime doğabilir. Yani kızım tomboy olabilir:-)

Onu da mı modaya uygun giydiriyorsun?IMG_1354

Bazı kıyafetlere karşı obsesyonu olduğu kesin. Sürekli giymek istediği bir jeani var. Genelde iki seçenek sunarım. Pek zorlamaz, sıklıkla birini tercih eder. Şimdi fark ettim. Aslında tarz olarak ‘tomboy’a hayli yakın:-)

Bir kadının gardırobunda mutlaka olması gereken kıyafetler sence hangileri?

Fransız ekolü breton desen, kırmızı herhangi bir parça, normcore bir trençkot, boyfriend siyah blazer, beyaz gömlek, etekler, elbiseler…. Ah bu soru benim için çok tehlikeli 🙂 Bu liste uzayıp gider 🙂

Peki, asla giymem dediğin kıyafetler var mı?

Giymem dediğim bir parça yok. “Aslalar” hep yakınımızda dolaşır. O yüzden “asla” kelimesiyle başlayan cümlelerden uzak durmaya çalışırım. Ama şöyle söyleyebilirim; nötr renkler enerjimi düşürür. Bu yüzden sıklıkla canlı renk ve desenler tercih ederim.

Sence bir kadını neler şık ve zarif gösterir, hangi parçalarla günü kurtabilir?

Herkese göre değişir, genelgeçer konuşmak zor. Vücut tipi, duruş şekli, hatta ve hatta hayata bakışın bu noktada devreye girer. Tavsiyem, kendinizi her yönüyle tanıyın. Ve stil mevzularıyla ilgili az biraz kafa patlatın:-) Stil sahibi olmak, hiç de kolay değil.

Son olarak Türkiye’de ve Dünya’da stilini beğendiğin, modaya uygun giydindiğini düşündüğün isimleri bizimle paylaşır mısın?

Fotoğrafçı Tommy Ton ve Scott Schuman’ı her mecrada takip etmeye çalışıyorum. Malum onlar, Dünya’nın stil nabzını tutuyorlar. Stockholm Street Style ve Athens Street Style gibi fotobloglarda da keyifle gezinirim. Man Repeller, hayranıyım. Yazılarını pek severim. Ünlü stil ikonları Olivia Palermo ve Ulyana Sergeenko’nun bende yeri ayrıdır. Bunun dışında Türk ve yabancı olmak üzere çok fazla takip ettiğim mecra var. Kendi ülkemde Gardrop Kedisi ve Style Boom’ın yazılarını severek okurum.

0 Beğendim
0 Beğenmedim

Topuklu Haber Yazı İşleri Müdürü İstanbul Üniversitesi - Radyo Sinema ve Televizyon

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz yayınlanmayacak.