in

Romantik İlişkilerde İletişim Kaynaklı Problemler

Evliliklerde ve romantik ilişkilerde yaşanan iletişim kaynaklı problemlerin sebebi genelde hatalı iletişim şekilleri ve kök aile deneyimlerinden kaynaklanır. Üstesinden gelmek, istek ve çabayla gayet mümkündür. Çünkü iletişim gen yoluyla aktarılan bir şey değil, öğrenilen bir şeydir.

Çatışma içindeki çiftlerin en temel sıkıntıları, kendilerini etkili bir biçimde ifade edememeleri, birbirlerini dinlememeleri, konuşmadan karşı tarafın duygu ve düşünceleri hakkında tahmin yürütme ve hüküm vermeleridir. Sıklıkla yapılan başlıca iletişim hatalarına şöyle bir baktığımızda, yine bu üç ana maddenin dahilinde olduğunu görmekteyiz: Dinlememek- kendini kapatmak, gerçeği söylememek (inkar), başka bir konuya yoğunlaşmak, söylenmek, konuyu değiştirmek, “Her şeyi ben bilirim” tavrı, dolaylı tenkit (aşağılama, suçlama), öne çıkmak (patavatsızlık ile dürüstlüğü karıştırmak), söz kesmek, engellemek-bloklamak (biri konuşurken diğerinin ağlaması, bağırması, gülmesi), konuşmamak, biri konuşurken diğerinin TV veya telefon gibi başka bir şeyle ilgilenmesi, tahmin yürütme-varsayım, ve seçici dinlemedir (istediği hoşuna giden kısımları dinleme). Tüm bu hatalı iletişim stilleri, hem içsel olarak hem de karşı tarafta öfke yaratabilir. Öfke, insanoğlunun temel duygularından biridir. Korku ve kaygının yarattığı çaresizliğe karşı bir defanstır. Oldukça insani olan bu duygunun yaşanması anormal değildir, ancak ifade biçimi çok önemlidir. Öfkeyi ifade ederken amaç sorun yaratmak değil, sorunu çözümlemek olmalıdır. Şiddet içermeyen bir şekilde ifade edilen öfke, iki tarafta da iyileşme sağlar. Psikoterapi seanslarında sıklıkla ele alınan konulardan biridir. Sürekli yaşanan bir öfkenin varlığı, sağlığı tehdit eder duruma gelir. İfade ve iletişim stillerinin de karakterleri vardır: Pasif, agresif, assertive (güvenli). Tıpkı adlarından da anlaşılabildiği gibi; assetive iletişim stili, güvenli, bildirimli ve olması gerekendir. Eşlerin kendilerini sağlıklı bir biçimde ifade etmelerine olanak verir. Bunlar: suçlamadan- yargılamadan dinlemek, savunmaya geçmeden önce dinlemek, ısrar ve dayatma olmaksızın açık ve direkt olarak istekleri söylemek, pozitif ve saygılı iletişim kurmak, BEN ifadelerini kullanmak (….’dan dolayı …. hissettim), varsayımlardan kaçınmak, sadece olumsuz değil olumlu olan her şeyi her seferinde dile getirmek (övgü, takdir, teşekkür), önem vermek ve özen göstermek, mevcut bir sorun olmasa da günde 5 dk. duygu ve düşünceleriniz hakkında konuşmak için randevulaşmaktır.

İlişkilerde yakınlık ve esneklik de dengeli olmalıdır. Aslında buna kısaca “BİZ ve BEN dengesi” diyebiliriz. Birey, kendisinin de partnerinin de ayrı bir birey olduğunu unutmamalıdır. Bireyin kendine ayırdığı zaman ile eşle geçirilen zamanın eşit olması, ilişkinin dinamiğine pozitif katkı sağlar. BİZ ve BEN dengesinin önemi büyüktür. İlişkinin dinamiğinden ziyade, bireyin özgüveni ve özsaygısı içindir. Birey önce kendini sevmeli, önce kendine saygı duymalıdır. Liderlik ve karar alma eşit paylaşılmalı, ebeveynlik demokratik olmalı, kriz ve stres  ortamlarında rol değişimine açık olunmalıdır. Eğer çiftin çocukları varsa, çocukların sağlıklı gelişimi açısından da doğru olan budur.
Sevgiyle kalın…
Uzm.Kln.Psk. Gizem BOZALP AKGÜN

Siz Ne Düşünüyorsunuz

220 puan
Upvote Downvote

Total votes: 11

Upvotes: 10

Upvotes percentage: 90.909091%

Downvotes: 1

Downvotes percentage: 9.090909%

Yaz Ayları İçin Kot Etek Kombinleri

Ergenlik Psikolojisi ve Ergenlikte Meydana Gelen Değişimler