Kış geldi, soğuktan kendini kapalı mekânlara kapattın. Evden işe işten eve, kapabilirsen otobüste, metrobüste oturdun da oturdun. E göbeklendin, pantolona sığmaz oldun. Yine bir Pazar günü canına tak etti ve hafta başında diyet yapmaya karar verdin. Başladı mı sana bir pazartesi sendromu.


Sağlıksız abur cubur atıştırmaya bayılıyorsun, kekler börekler pastalar kurabiyeler hepsi enfes, kendini durduramıyorsun. Ama durdurmak zorundasın çünkü diyet yapmaya karar verdin ve un ile şekeri kesmekle başlayacaksın bu yola. Diyet zor geçecek biliyorsun. İçindeki kurabiye canavarı sana vesvese tadında siparişlerde bulunacak –Ye, ye! Hayır, onu dinleme. Psikolojik telkin yoluyla o canavarı ikna etmeye çalış ve isteklerini manipüle et. Manipüle etmekte FİRDEVS YÖREOĞLU gibi ol!
Olamadın. E herkes Firdevs Yöreoğlu gibi olamaz, olmasın da canım. Madem bir şeyler atıştıracaksın o zaman sana sağlıklı mı sağlıklı, diyetlerin göz bebeği unsuz, şekersiz bir kurabiyenin yapılış hikâyesini anlatayım da hem içinde kurabiye canavarını sustur hem de diyetini sürdür.

Bir varmış bir yokmuş… Mutfakta bir grup sağlıklı malzeme varmış…

⦁ 1,5 bardak yulaf ezmesi
⦁ 2 olgunlaşmış muz
⦁ 3 öğütülmüş ceviz
⦁ Tarçın

Bu malzemeler hep birlikte Central Perk ismindeki bir fırında buluşmaya karar vermişler.

⦁ Yulaf ezmesi buluşmaya hazırlanırken kendisini mutfak robotunda unlu hale gelinceye kadar çekmiş.
⦁ Muz ise kendisini derin bir kâseye alıp üzerine çatalla basa basa ezip püre haline getirmiş.
⦁ Cevizler ise üzerine bir bıçak basmak suretiyle ezip parçalamış kendini.
⦁ Tarçın toz haliyle dünden hazırmış ve rahatça arkadaşlarının hazırlanmasını beklemiş.
Arkadaşlar artık hazırmış.
⦁ Toz yulaf, püre haldeki muzun içine girip güzelce karışmış
⦁ Bunu kıskanan ceviz ve tarçın rahat durur mu, onlar da karışmışlar muzun içine güzelce.
Çıkmışlar yola.
⦁ Yağlı kâğıt serili bir tepsiden oluşan araçlarına bir kaşık yardımıyla yerleşmişler.
⦁ Daha sonra Central Perk fırınına giren arkadaşlar, “burası ne kadar da sıcakmış, nerden baksan 180 derecedir” diyerek başlamışlar soğuk kış gününde ısınmaya.
⦁ Bu güzel arkadaşlar eğlendikleri fırından 15 dakika sonra çıkmışlar dışarıya. Araçlarına atlamışlar ve mutfak tezgâhına gidip dinlenmek üzere kendilerini bırakmışlar.

Kısa sürede uykuya dalan arkadaşlar rüyalarında “afiyet olsun” diye mırıldanmışlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here