Ebeveynin çocukluğu mu?  Gerçek çocuğu mu?

Çocuk büyütmek çetrefilli iştir. Her ebeveyn bir zamanlar çocuktu. Bazı ebeveynler çocukluğuna ait doyurulmamış istek ve engellenmişliklerini fazla önemserler.  Babası yeterince ilgilenmemiştir, ailesi okutmamıştır, annesi çok kısıtlamıştır ve bu gibi tanıdık örnekler çoktur. Ebeveyn kendi kendine söz verir, yemin eder, “anne babamın yaptıklarını ben çocuklarıma yapmayacağım” der.  “Hiç oyuncağım olmadı, çocuğum olduğunda heristediği oyuncağı alacağım, ben okuyamadım onu mutlaka okutacağım, babam benimle arkadaş gibi olmadı ben çocuğumun arkadaşı olacağım”.  Zamanı gelip de çocuğu olduğunda sözünü, yeminini tutar. Ama ‘’ içindeki çocuğa’’ ait kalıp, gerçek çocuğuna uymaz. Çatışma başlar, akıl karışır.  Anlayamaz, onun anne babasının ona yapmadıklarını o çocuğuna fazlasıyla yapıyordur. Ebeveyn ‘’kendi çocukluğunun’’peşinde koştuğunun farkında değildir. O kendi ‘’içindeki çocuğu’’ görür, onun ihtiyaçlarını karşılar, ona ebeveynlik yapar. Sahnede olan ebeveynin çocukluğudur.  Ebeveyn farkında olmadan içindeki çocuğu büyütmeye (onarmaya) çalışırken gerçek çocuk da ebeveynin bir zamanlar yaşadığı kaderi yaşar. Bu döngünün kırılması için, ebeveynin içindeki çocukla ilgili farkında lığının artması ve hem içindeki çocuğa, hem de gerçek çocuğuna ayrı ayrı ebeveynlik yapması gerekir.

Nurdan Girgin Erengin
Uzman Psikiyatr
nurdanerengin.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here