Şeker hastalığı nedir?

şeker hastalığı

Toplumda şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, pankreasta insülin adı verilen hormonun yetersiz üretilmesi ya da yeterince fonksiyon görmemesinden ileri gelen kronik bir hastalıktır. Bir bireye şeker hastası teşhisi koyulabilmesi için açlık kan şekerinin 125 mg/dl, tokluk kan şekerinin ise 200 mg/d’nin üzerinde olması gerekir. Genellikle 2 tipi vardır. Tip 1 diyabette insülin eksikliği vardır. Genç bireylerde olduğu kadar ileri yaştaki bireylerde de gözlenebilmektedir. Tip 1 diyabette genetik yatkınlık, hastalığın oluşmasında büyük bir paya sahiptir. Tip 2 diyabet ise genellikle erişkin bireylerde görülür. İnsülin üretilir ancak vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Bu tip hastalarda ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, sık yemek yeme gibi majör belirtilerin yanında ağız içi bazı bulgulara da rastlanır.

Şeker hastalarında görülen ağız içi sorunlar:

diş et

Şeker hastalığı olan bireylerde ağız içi bulgusu olarak çürük oluşumu sıklığında artış ve özellikle diş eti iltihabına rastlanır. Diş eti iltihabı genç bireylerde gingivitis denilen kolay tedavi edilebilen bir hastalık iken, erişkin bireylerde iltihaba bağlı kemik erimesinin artması sonucu periodontitis denilen şekle dönüşebilmektedir. Bazı diş eti problemleri sadece diş taşı temizliği ile çözülebildiği gibi ileri durumlarda antibiyotik kullanımı, cerrahi olarak diş eti operasyonları, kemik tozu uygulaması işlemleri uygulanarak çözülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda diyabet ve diş eti iltihabı arasında direk ilişki saptanmıştır. Diş eti iltihabı olup tedavi gören hastalarda hiçbir tedaviye gerek olmadan kan şekerinin düştüğü diğer taraftan kan şekerinin artması durumunda da mevcut diş eti iltihabının şiddetlendiği görülmüştür. Aynı zamanda mevcut dişeti ve diş hastalıklarının, şeker hastalarında damar sistemini de etkilediğini gösteren çalışmalar vardır.

Diyabet hastalarına diş ve implant tedavisi uygulanabilir mi?

diş implantı 2
Diyabetli Hastalarda Diş Tedavis; implant gibi cerrahi müdahaleler ancak kan şekeri kontrol altına alındığı takdirde uygulanabilir. Bazı durumlarda kan şekerinde dönemsel olarak artmalar ve azalmalar saptanabilir. Bu nedenle 3 aylık ortalama kan şekeri değeri olan ve adı HgA1c denilen testin yapılması gereklidir. Bu testin sonucuna göre dahiliye uzmanı ile gerekirse konsültasyon yapılarak diş tedavisine başlanabilir. Kontrol altında olmayan hastalarda ise cerrahi yara bölgesinin iyileşmediği ya da iyileşme döneminin uzaması ve buna bağlı enfeksiyona yatkınlığın arttığı tespit edilmiştir. Enfeksiyonun gelişme riski implant sağlığını da tehdit edecektir. Bu durum sadece implant yapılan dönemi değil, implant tedavisinin bitmesinden sonraki protez dönemi için de geçerlidir. Çünkü kan şekerinin yükselmesi ve ağız hijyeninin bozulmasına bağlı diş eti iltihabı şiddetli bir biçimde gelişebilir ve implant ile doğal diş sağlığını tehdit edebilir. Kısaca özetlemek gerekirse kontrol altında olan, insülin ya da şeker ilaçları kullanan hastalarda implant gibi cerrahi müdahaleler rahatlıkla yapılabilir. Kan şekeri dengeli olmayan hastalarda ise dişeti tedavisi ve çürük dişlerin tedavisi rahatlıkla uygulanabilir, kontrol altına alındıktan sonra cerrahi girişimler yapılabilir..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here