Hayatta her zaman her şeyi algılayamaz ve anlam veremeyiz. Bazı karmaşıklar, mantıksız hadiseler bizi derin düşüncelere sürükler. Belki de yaşamak bu yüzden anlamlı ve güzeldir. Hayatın tadını bu şekilde yaşayabiliriz. Ancak bu algılayamadığımız ve anlam veremediğimiz şeylerden bazıları vardır ki, resmen gençliğimizi yemiş, bizi kara kutular içine sürüklemiştir. Çoğu zaman o kara kutudan çıkmayı başarabilsek de halen içimizde başaramayanlar olduğu bir gerçek.

O başaramayan insanların bu duruma nasıl düştüğünü tahmin etmekte pek zor değil. Yıllardan beri zihnimizi kemiren 10 soru, bu duruma neden olmuştur. O soruların cevaplarını şu anda bile bilmiyorsanız işte size cevapları! Okuyun ve derin bir “oh” çekin.

 

10-) Fermuarların çoğunda neden YKK yazar?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 01

Kesinlikle bu durum dikkatinizi çekmiştir. Aldığımız fermuarlı kıyafetlerin çoğunun fermuarında YKK yazar. Bunu da kıyafetin markası olarak algıladığımız olmuştur. Tabi büyük bir yanıldı. YKK, Yoshida Kogyo Kabushikikaisha kelimelerinin baş harflerinden oluşmakta. 1934’te kurulan şirketin ismi Yoshida Sanayi Ltd. demek. Bu şirket şu anda alanında lider. 52 ülkede 206 fabrikasıyla sektörün %90’ınını elinde bulunduruyor. Fermuardan ziyade fermuar makineleri de üretiyorlar. Yani adamların tüm işi fermuar. Fermuarla yatıp kalkıyorlar. Gıda, teknoloji, sağlık gibi hiç ölmeyecek sektörlerden biri daha varsa o da fermuar sektörüdür ve adamlar bu işi çok önceden çözmüş.

9-) Pinokyo tahtadan yapılmışsa nasıl yaşıyor?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 02

Çocukluğumuzun en sevilen çizgi roman kahramanlarından biridir Pinokyo. Hikayesini az çok biliyoruz. Ustası, onu tahtadan yapıyor. Biz de onun maceralarını severek okur ve izliyoruz. Çocuk aklımızla kendi kendimize soruyoruz tabi sık sık; Pinokyo tahtadan yapılmışsa nasıl nefes alıyor? Nasıl yaşıyor? Sorunun cevabı çok basit; hayal ürünü bir çizgi roman olması. O kadar saçma şeyi kabul eden zihnimiz zamanında bunu neden çok düşünmüş acaba?

8 -) Otobüs ve metrobüslerdeki yarım koltukların amacı ne?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 03

Eğer maddi durumunuz bir Ali Ağaoğlu seviyesinde değilse, hayatınızda bir kere bile olsa toplu taşımaya binmişsinizdir. Hoş, Ali Ağaoğlu da küçüklüğünde binmiştir ama neyse. Özellikle metrobüslerde ve bazı otobüslerde dikkatinizi çekmiştir. En önde yarım bir koltuk olur. O koltuk, bir kişiye fazla, iki kişiyi de az gelir. Sanki üretimden artmış da, ziyan olmasın diye oraya koymuşlar gibi. Orada ikinci kişi olmayı kimse istemez çünkü bedenimizin yarısı dışarıda kalır. Bunu üretenlerin amacı da bizleri zor duruma düşürmek değil elbette. O anlam veremediğimiz, otururken iki kere düşündüğümüz koltuk, aslında hamile koltuğu. Hamile bayanların rahatlıkla oturması için tasarlanmış. Yani demem o ki, boş bulduğunuzda istediğiniz gibi yayılın ama hamile bir bayan gördüğünüzde koltuğu hemen ona devredin.

7-) Cetveldeki delik ne işe yarar?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 04

Aklımızı kemiren, öğrencilik yıllarımızı ziyan eden en büyük sorulardan biridir bu. Cetvelin işlevi çoktur. Düzgün bir şekil çizmemizi sağlar mesela. Bir öğretmenin eline geçtiğinde de öğrenciler için ciddi bir tehdit unsuru oluşturur. Ama o deliğin ne işe yaradığını hiç bilmeyiz. Şu ana kadar kullanana da rastlamadım şahsen. Bu konu hakkında birçok teori ortaya atılıyor ama en gerçekçi olanı, duvara asılmak için orada olduğu. Dükkanında ya da evinde cetveli duvara asan var mı bilmiyoruz ama bundan sonra o delik ve ufak bir çivi yardımıyla duvara asabilirsiniz.

6-) Damacanalar neden 19 litredir?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 05

Ülkemizde damacana kullanımı küçümsenmeyecek derecede yaygın. Kimi zaman farklı amaçlar için kullanılsa da oralara hiç girmeyelim. Bizim aklımıza takılan soru da neden hepsinin 19 litre olduğudur? Bu bir komplo mu? Yoksa ticari bir hile midir? Hiç boşuna aklınıza bu tip şeyleri getirmeyin çünkü gerçekler oldukça bilimsel. Kullandığımız damacanaları üreten Amerikalı insanların kullandığı ölçü birimi biraz farklı olduğundan 19 litredir. Galon diye tabir edilen ölçü birimlerinde 1 galon, 3.79 litreye eşit. Orada da 5 galon olarak satılıyor. Yani 5*3.79=19 olduğundan, damacanalar Türkiye’de 19 litredir.

5-) Kırkayakların gerçekten 40 tane ayağı mı var?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 06

Bir hayvanın nasıl olur da 40 tane ayağı olabilir? Bu soru, yine en çok çocukluk yıllarında kendimize sorduğumuz sorulardan biridir. Ancak bu hayvanın sadece adı kırkayak, ayak sayısı değil. Kırkayak kelimesi, Latince, “yüz ayak” anlamına gelen “centipeda” kelimesinden gelmektedir. Biz merak edelim ya da etmeyelim, birileri yüzyıllardır bu işe kafa yormuş ve kırkayakları kapsamlı bir şekilde incelemiş, fakat gelin görün ki; henüz yüz ayağa sahip bir kırkayağa rastlanmamış. Bazılarının yüzden çok, bazılarının da yüzden az ayağı varmış. Yüze en yakın ayak sayısına sahip olan, 96 ayaklı kırkayak 1999 yılında keşfedilmiş. Bu kırkayak aynı zamanda, ayak çifti, çift sayı olan tek türmüş. Yani 48 çift ayağı varmış. Diğer bütün kırkayakların ayak sayıları 15 çiftle 191 çift arasında değişmekteymiş.

4-) Televizyonların kanal sırasının ilk sırasında neden hep TRT1 vardır?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 07

İşte klasik Türk ailesinin en büyük alışkanlıklarından biri. Televizyonların kanal listesinin ilk sırasında her zaman TRT 1 yer alır. Gerçi şu an uydu sistemleri yaygınlaştığından bu kural bozuldu ama normal karasal yayın dönemlerinde bu kural asla bozulmazdı. Birinci sırada TRT’yi göremediğimiz evleri biraz yadırgar, garip bakışlar sergilerdik. Utanmasak dışlayacak konuma gelirdik. O dönemin yazısız kurallarından biriydi sanki bu. Sebebi de tamamen alışkanlık. Belki de ilk televizyon kanalı olduğundandır.

3-) Geldin mi?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 08

En çok annelerin sorduğu sorudur. Bu soruyu duyduğumuz anda beynimiz kısa süreli bir şoka girer, ne diyeceğimizi şaşırırdık. Anne sorduysa şakayla karışık bir cevap verebilirdik belki ama soru babadan gelmişse pek cesaret edemezdik. Senin eve geldiğini göre göre, bile bile “geldin mi oğlum/kızım?” şeklindeki ufacık bir soru bizi halt etmeye yeterdi. Bundan 20 yıl önce de bu soru soruluyordu, 20 yıl sonra da sorulacak. Hatta 100 yıl sonra bile sorulacak. Bizler de birer anne ve baba olduğumuzda soracağız. Çünkü ebeveynlik bunu gerektirir.

2-) Uyudun mu?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 09

Sevgiliden gelen saçma mesajların ilk sırasındadır. Kimi zaman odaya sizi kontrol etmeye gelen anne ya da babanızdan da bu soruyu duymuşluğunuz olmuştur. Sadece iki cevap hakkınız vardır; evet ya da hayır. Eğer “evet” cevabını verirseniz “madem uyudun, nasıl cevap veriyorsun?” gibi bir saçma soruyla daha karşı karşıya kalabilirsiniz. Azalarak bitmesi gereken sorular listesinin ilk sırasında kesinlikle bu sıra geliyor.

1-) Sadece iyi çocuklar Şirinler’i görebiliyorsa, Gargamel nasıl görüyor?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 10

 

İşte bunun cevabını biz de bilmiyoruz. Belki de asırlar boyunca bu soru cevapsız kalacak.

Ek olarak;

Elimizdeki atari tabancası bu kuşu nasıl vurabiliyordu?

gecmisten beri zihnimizi kemiren ve asla cevaplanamayan 10 sorunun cevabi 11

 

Cevap sırası sizde.

1 Yorum

  1. Elimizdeki atari tabancası bu kuşu nasıl vurabiliyordu?

    çünkü ekranda lazerli bir sistem var kuşlar falan sonradan ekleme planlar normalde arka plan beyaz tonlama kuşların bulunduğu yer ise lazeri algılayacak bir noktadır lazer oraya değdiği zaman o nokta kaybolur ama oyuna kuş köpek çimen temasını bu sistemi ayarladıktan sonra oturttular oyun sevilsin güzel görünsün diye normalde beyaz bir ekranda daha beyaz bir noktayı hedef aldık .

    nokta ile kuş mantığı

    noktayı lazerlediğimiz zaman nokta kaybolur demiştik daha sonradan eklenen temalarda noktanın bulunduğu yere kuş konulmuştur noktanın düşmesini yapamayınca (o zamanın teknolojisi) sonradan eklenen kuşun nokta kaybolunca yere düşmesini ayarlamışlar.

    o köpek ne alaka ?

    köpekte “biz bu kuşları niye vuruyoruz zevk için mi ? ne biçim psikopat bu adam?” sorusunu karşılamak için kurulmuştur . kuşları vurduktan sonra araya bir zaman dilimi koymuşlar o zaman aralığında da köpek ordan fırlıyo “tuttum” diye.

    Sadece iyi çocuklar Şirinler’i görebiliyorsa, Gargamel nasıl görüyor?

    bu sorunun cevabı aslında basit sonuçta çizgi roman öyle şeylerin olması doğal zaten gargamel köyü bulamıyor şirinler gargamelin alanına girince gargamel fark edip dalıyor 😀

    iyi günler

    SAYGILAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here