İstiklal Akarsu eğlenceli ve farklı biri. Kitaplarını okuyanlar ne demek istediğimi anlamıştır. 🙂  Hayata bakış açısı, öz güveni ve kitapları ilgi çekici. Kitapları ve Twitter  hakkında merak edilenleri sorduk. O da kendi üslubu ve samimiyeti ile bizlere okurken eğleneceğiniz cevaplar verdi.

Hadi gelin hep beraber, keyifle okuyalım.

Röportaj: Hilal İpekçi

İstiklal Akarsu İle Twitter ve Kitapları Üzerine Konuştuk (3)

Kimdir İstiklal Akarsu, ne iş yapar?
İstiklal Akarsu benim. Aile boyu esnafız. Ticaretle uğraşıyoruz. Ben ek iş olarak fenomenlik ve yazarlık yapıyorum.

İlerde yazar olursam ve bir röportajda “dönüm noktan neydi?” diye sorarlarsa bu anı söylerim dedim.

Peki, yazmaya başlarken, dönüm noktan neydi? Nasıl fark ettin yazma yeteneğini?
Ortaokulda fark ettim, aslında sınıf olarak zorla fark ettirildik. Orta 2’de Türkçe hocamız haftanın bir saatini kompozisyon dersi olarak işlemeye karar verdi. “Kompozisyondan alacağınız not, ortalamanızı direkt etkileyecek” dedi. Biz de baktık Türkçe sınavları zor, bari güzel hikayeler yazarak ortalamayı düzeltelim dedik. Yazdık kompozisyonu, verdik hikayeyi. Beğenilen kompozisyonlar sınıfta okundu. Bir derste benim hikayemi de okudular. Arkadaşlarım güldü, baktım dalga geçmek için değil komik buldukları için gülüyorlar, aha dedim benim dönüm noktam budur. İlerde yazar olursam ve bir röportajda “dönüm noktan neydi?” diye sorarlarsa bu anı söylerim dedim.
Yazdıklarımın beğenilmesi hoşuma gitti, yazmaya devam etmem için gerekli motivasyonu sağladı. Amiyane tabirle “gazı aldım” ve yazmaya devam ettim. Üniversitede bir ajandam vardı, hikayelerimi ona yazardım. Arkadaşlarım ajandayı alıp okur, sonra bana geri getirirdi, enteresan arkadaşlarım varmış.

Üç tane kitabın var, nelerden etkilendin de bu kitapları yazdın?
2008 yılında kendime bir blog açtım. Orada yazdım bir süre. Fakat yazdıklarım bir kitap olacak formatta değildi. Daha çok gazete köşe yazısı formatındaydı. Haftalık gündemle ilgili yazılar yazıyordum. Hatta o zamanlar yerel bir gazetede haftalık köşe de hazırladım. Fakat gönlümde yatan aslan kitaptı. Kitabın kalıcılığı beni cezbediyordu. Kitaba giden süreç, blogta hayatımla ilgili bir hikaye yazmamla başladı. Fanatik Galatasaraylı bir eniştem var, onunla Galatasaray’ın şampiyonlar ligi maçı olduğu bir gün misafirliğe gidiş anımız var, onu yazdım ve çok olumlu tepkiler aldım. Sonra hayatımdan hikayeler yazmaya devam ettim. Bir yandan da Twitter’da 140 karakterde yazdım. Twitter’da da epey etkileşim oldu, insanlar takip etti, sanal da olsa bir popülerlik oluştu. Finalde, “blogta yazdığım hikayeleri bir kitap haline getirebilir miyiz?” diye kendime sordum, kendim kendime “evet” cevabını verince dur bir de yayınevlerine sorayım dedim, onlar “hayır” cevabı verdi ve kitap çıkmadı. Evet kolay bir süreç olmadı, hayır demediler ama hemen de dönüş olmadı. Hikayelerimi yazmaya devam ettim ve bir süre sonra hayallerim gerçeğe dönüştü. Yayınevi ile anlaştık ve kitap çıktı.

Kitap çıktıktan sonra bir kitapçıya gittim. Kitabımı “yeni çıkanlar” rafında gördüm, çok mutlu oldum, heyecanlandım, dizlerimin bağı çözüldü, bayılacak gibi oldum.

İstiklal Akarsu İle Twitter ve Kitapları Üzerine Konuştuk (2)Kitaplardan sonra hayatında neler değişti?
Kitap çıktıktan sonra bir kitapçıya gittim. Kitabımı “yeni çıkanlar” rafında gördüm, çok mutlu oldum, heyecanlandım, dizlerimin bağı çözüldü, bayılacak gibi oldum. Şaka tabi, baktım biraz alt rafa koymuşlar, gittim aldım daha üst bir rafa koydum kitaplarımı. Yazdıklarımı böyle kanlı canlı karşımda görmek inanılmaz güzel bir duygu. Kitapla ilgili dönüşler olmaya başlayınca heyecanım ve mutluluğum daha da arttı. Resmen insanların hayatına girdim, kimine abi oldum, bazısına komşu oldum, yeri geldi kayınço oldum, bacanak oldum, güzel duygular bunlar. Hayatımdaki en büyük heyecanlardan biri de imza günleri oldu. Gerçi okuyucular el yazımı görünce güldüler, “bu nedir abi allasen” dediler, “beğenmiyorsan imzalamayayım” dedim, “şişş kitap çıktı artist mi oldun sen, bu ne hava??” dediler, “indir o eli aşağı” dedim, güvenlik görevlileri araya girdi ve olay büyümeden bitti. Belki biraz abarttım ama el yazım gerçekten kötü.

Kitapların kapak tasarımları harika, sen mi istedin böyle olmasını yoksa Ebru Hanım mı ikna etti?
İlk kitabın kapağı gelince, dedim bu nedir böyle tövbe estağfurullah! Ebru Hanım ikna etti, iyidir böyle, “kapak bizim işimiz” dedi. Kitap çıktı, dönüşler de gayet güzel olunca kitabın kapağı bana kapak oldu. Dolayısıyla ben kitabın içine yoğunlaştım, dışını bu işin profesyonellerine bıraktım.

Okuyucuların merakla bekliyordur, yakın zamanda yeni bir kitap var mı?
Kitaba ortalama 14-15 hikaye giriyor. Bir hikayeyi toplamda 1 ay gibi bir sürede yazıyorum. Senede 3 ay da tembellik ediyor, yan gelip yatıyorum. O yüzden iki kitap arası 1.5 sene filan oluyor. Buradan sizin aracılığınızla yeni kitabı merakla bekleyen okurlara seslenmek istiyorum, merak etmeyin.

Hayattan gerçek kesitleri, kendi üslubunla okuyucuya aktarıyorsun, tarzının böyle olmasını neye bağlayabiliriz?
Bana bağlayabiliriz, tarzım böyle yapacak bir şey yok. Yazdıklarım genelde yaşadığım olaylar. Şimdi binlerce insanı bir stada toplayıp, “bakın benim başımdan şöyle komik bir olay geçti, durun size şimdi onu anlatacağım” desem, tribünler karışır, yuhalayanlar olur, sahaya girenler, bana tekme atmaya çalışanlar olur. O yüzden ben de kitap yoluyla anlatayım dedim.

Peki, Tweetlerin genelde gündemle ilgili mizahi paylaşımlar; hem güldürüyor hem düşündürüyor, fenomen olmanı buna bağlayabilir miyiz?

Siz işi çözmüşsünüz, yakında sizi de fenomen olarak görebiliriz. Twitter ilk çıktığı zamanlarda, tivitçilere “neler oluyor?” diye soruyordu. Yani yediğin içtiğin, aforizman tespitin senin olsun, etrafında ülkende neler oluyor onu anlat demeye getiriyordu. Fakat biz onun yerine hayat hakkında tespitler yaptık. Ülke olarak bu mecrayı böyle kullandık. Fakat milyonlarca kişi yüzmilyonlarca tespit yapınca ortada yapılacak tespit kalmadı. E site de boşa akmasın bari dedik ve gündemle ilgili tespitler yapmaya başladık. Güzel de oluyor, ülkemizin maşallahı var gündem ve konu sıkıntısı da çekmiyorsun, günün stresini atmaya da yardımcı oluyor.

Malum internet çağı denen bir çağda yaşıyoruz, Twitter dışında senin için ne kadar önemli internet?
Twitter dışında yediğimi içtiğimi instagram’da paylaşıyorum. Facebook’ta ilkokul arkadaşlarımın ve akrabalarımın doğumgünlerini kutluyorum. Astronomiyle çok ilgiliyim, internette bu konuyla ilgili epey blog ve döküman var onları okuyorum. Akşam dizilerimi izliyorum. Bazen alışveriş sitelerinden saçma aletler alıyorum(geçenlerde 7 liraya kafa masaj aleti aldım). İnternet iyi yav.

Bazı espri kalıpları oluyor, onlar başta komik oluyor ama milyonlarca kişi haftalar boyu yazınca komik olmaktan çıkıyor.İstiklal Akarsu İle Twitter ve Kitapları Üzerine Konuştuk (1)

Bir Twitter fenomenine soralım istedik, Twitter’da bazı konuların suyu çıkıyor ve haliyle okuyucu sıkılıyor, var mı böyle sürekli görmekten sıkıldığın tweetler?
Bir ara eski sevgiliye laf sokma vardı o bitti çok şükür, pazartesi sendromuna halleniyordu insanlar o da geride kaldı. Bazı espri kalıpları oluyor, onlar başta komik oluyor ama milyonlarca kişi haftalar boyu yazınca komik olmaktan çıkıyor. Bir tane de ben yazayım “senin kadınlarla ilgili internet siten var, şu modemi bir açıp kapatsana”. Başlarda iyi ama sonra kötü.

Son olarak, fenomen olarak sen de birilerini takip ediyorsundur? Beğenerek takip ettiğin Twitter kullanıcıları kimler?

Şu sıralar @melikerior’a gülüyorum, @yarımdeli’den hiç bahsetmek istemiyorum, @geceleriesen gece içince iyi esiyor, @yetmislik vardı kapattı o hesabını sanırım.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here