Emrah Serbes’in Türk Polisiye roman tarihinde yenilikler gerçekleştiren bir yazar olduğunu belirtmiştim bir önceki Emrah Serbes yazısında. “Her Temas Bir İz Bırakır” isimli kitabı bu yenilikleri başlattığı ilk eseridir yazarın. 2006 yılında raflarda yerini alan bu kitap günümüz Türkiye’sinin bir aynası niteliğini taşıyor. Çıktığı tarihlerde Almanya’da Frankfurt Kitap Fuarında görücüye çıkmasıysa yazarın eserleriyle gündeme oturacağını o günlerden bize gösteren bir kanıt niteliğindedir.

Yazarlarımızı Tanıyalım Emrah Serbes ve Eserleri (1)

Romanın iskeletini oluşturan Behzat Ç. karakteri kimseye eyvallahı olmayan, çeşitli kıdem cezaları yüzünden kıdem atlayamamış bir baş komiserdir. Mükemmel kurgulanan eserde bu kanun adamının her yönü ele alınıyor; bu yüzden eser diğerlerinden farklı bir hal alıyor. Kızı Berna ile olan ilişkisinden tutunda psikolojik buhranlarına varana kadar her özelliği ince bir işçilikle anlatılıyor. Bu ince işçiliğin içinde espri ve mizah da olabildiğince ve yeterince var tabi ki. Ülkemizde Dashiell Hammett tarzı polisiye romanın örneği olarak bahsedebileceğimiz bu eserde sokaklardan tutun da toplumun en elit kesimine kadar herkesin profili akıllıca kurgulanmış ve ustaca servis edilmiş. Eleştirel bakış açısı, gerçekçi yorumu, abartıdan uzak anlatımıyla “bizi bize anlatıyor” desek mübalağa olmayacaktır. Kurgudaki şaşırtmacalar, mantık oyunları okuyucuyu yormuyor; böylece okur daha kolay şaşırıyor, tufaya düşüyor.

Yazarlarımızı Tanıyalım Emrah Serbes ve Eserleri (2)

Olayların akıcılığı kitaba kendinizi kaptırmanızı sağlıyor. Bir an Ankara sokaklarında şüpheli kovalıyorken diğer an Behzat Ç’nin kızı Berna ile olan ilişkisinin içine dalıveriyorsunuz. Devlet içinde devlet oluşumunu o günlerde ele alan bu eserde töre cinayetinin toplumsal yapısı üzerindeki olağanlığını da başarıyla bize veriyor. Diğer yandan bir polisiye romanda olması beklenen “polis üstünlüğünü” bu kitapta bulamayacaksınız. Aksine 300 sayfalık eserde polisin çoğu zaman nasıl mağdur olduğunu görecek, onların sorunlarına da farkındalık yaratılmak istendiğine şahit olacaksınız. Son olarak, daha önce kurgudaki şaşırtmacaların basit ve akıllıca olduğunu söylemiştim. Bazı okurların olumsuz bazılarınınsa olumlu eleştiri olarak sundukları “romanın sonu” farazisini de kendimce yorumlamak isterim: çok zalimce! Ahmet Serbes, eserindeki diğer cinayetleri umursamayanlara kitabın sonunda sol kroşeyi geçirmiş diyebiliriz.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here