Evet korkunç bir durumla karşı karşıyasınız. Stockholm sendromuna yakalandınız ve daha bunun farkında bile değilsiniz. Adına aşk, sevgi, bağlılık, fedakarlık, emek diyorsunuz ama kendinizi psikolojik bir hastalığın pençesine bu sözleri diye diye atıyorsunuz. Ateşlerde yanıyorsunuz aslında farkında değilsiniz. Neden mi bahsediyoruz? Açıklayalım: Çok seviyorsunuz, deli gibi seviyorsunuz, karşısınızdaki insan da seviyor ama sorunları var! Belki sevmiyor da sevecek gibi. Emin olamıyorsunuz ama sever ya cidden biraz zaman geçsin. Siz kendinizden eminsiniz ve sevginiz için her şeyi ama her şeyi yapabilirsiniz. Başka biri mi? Ne münasebet canım, sizin dünyalar kadar sevdiğiniz ve sevildiğinize emin olmadığınız bir sevgiliniz var. Bu size ömür boyu yeter de artar bile. Hayatınızın odak noktasına koyduğunuz, onun sorunlarını kendi sorunlarınız gibi benimseyip sizin sorunlarınızla yine kendinizin uğraştığı bir ilişki. Aman canım siz seviyorsunuz! Kusura bakmayın ama sevildiğiniz kadar sevilmiyor, emeklerinizin karşılığını alamıyor, belki ilerde daha çok sever diye düşünüp üstüne üstlük bu tarz bir işkenceyi ilişki diye adlandırıp ayrılmayı hiç düşünmüyorsanız stockholm sendromuna yakalandınız demektir. Kısaca celladınıza aşıksınız ve gün geçtikçe eriyip bitiyorsunuz. Bu konu size biraz tanıdık geldi mi? O halde sizin için tıpta adına stockholm sendromu denilen halk dilinde de celladına aşık olmak diye nitelendirilen bu hastalığı biraz açıklayalım.

Stockholm Sendromu Nedir?

444349-3-4-f8dce

Öncelikle bu sendrom psikolojik bir rahatsızlık. Adı da Stockholm şehrinde yaşanan bir rehine krizinden gelmektedir. Durum şu: Banka soymak isteyen bir soyguncu bankadan çıkamaz ve bir kadını rehine alır. Bu kadın banka soyguncusu ile 6 gün bankada kalmak zorunda kalır ve bu süreçte banka soyguncusuna duygusal anlamda bağlanır. Kadın serbest kaldığı zaman soyguncu savunur üstüne üstlük nişanlısını terkederek soyguncunun hapisten çıkmasını bekler. Bu tarz olaylar rehine krizlerinde çok fazla yaşandığı için bunun adına tıpta Stockholm sendromu denilmektedir. Yani bugün doktora gitseniz ve yukarıdaki özelliklere sahip olduğunuz ilişkinizi anlatsanız, sizinde bu sendroma yakalandığınızı hiç kuşkusuz söyleyecektir. Titreyin ve kendinize gelin lütfen.

Stockholm Sendromu Hayatımızın Her Yerinde…

angst

Oldukça dikkat çekici ve bizden bir konu değil mi? Çeşitli alanlarda yaşadığımız stockholm sendromlarını görmezden geliyoruz belki. Bize acı veren arkadaşlıklarımız var mesela, ilişkiyi koparamadığımız sevdiklerimiz… Sevgilimiz var ya bizden daha iyi bulamadığı için yanımızda duran bizimse deliler gibi sevdiğimiz. Celladımıza aşık olduğumuz birden fazla konu var. Film yapımcıları bu konuyu ele almamışlar mı dersiniz? Hem de ne biçim almışlar. Şimdi size bu konuda çekilen birbirinden kaliteli yapımları söyleyelim de, dönüp kendi hayatınıza bir göz atın. Belki bir yerlerde bir şeyleri düzeltebileceğinize inanırsınız.

Mavi Boncuk

t8mPK

Çok tanıdık geldi bu film değil mi? Türk sinemasının en büyük sanatçılarının yer aldığı aşk dolu bir film. Kaçırılan kız kaçıran adama aşık olur ve konu sürüp gider. Bilerek veya bilmeyerek Stockholm sendromu hayatımızın her yerinde. Filmlerimizde bile.

Zamana Karşı 

zamana-karsi-251

Çok tanıdık gelen diğer bir film. Kaçırılan kadının yine kaçıran adama olan aşkını anlatıyor ancak çok farklı bir yönden. İzlemeyenler için kesinlikle izlenmesi tavsiye edilen Zamana Karşı filmi ile Stockholm Sendromu’nun başka bir versiyonunu izleyeceksiniz.

Stockholm_Sendromu02

Bilerek veya bilmeyerek bu konuyu ele alan birçok film var. Türk sineması da, yabancı sinemalarda bu konuda oldukça güzel eserler vermişler. Tabi bu filmlerde karşılıklı bir aşkın  doğmasından bahsediliyor genellikle. Bizim söylemek istediğimizse size zararı dokunan ilişkileri yürütmeye çalışmanız. Tek temennimiz bu ilişkileri yürütmeye çalışmaktan vazgeçmeniz olacaktır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here