Artık kolaylıktan mıdır, lezzetten midir bilinmez ama birçok insan dışarıda yemek yemeyi seviyor. Dışarıda yiyecek vakti olmasa bile eve, işyerine sipariş vermeyi de seviyor. Gün geçtikçe ülkemizde de restoran kültürü, fast food kültürü yaygınlaşıyor.

Peki nasıl?

Elbette bunun için çeşitli zihin oyunları oynanıyor. O restoranda satılan yemeği daha çok istemeniz için çeşitli kelime oyunları yapılıyor, bazı hilelerden yararlanılıyor. Restoranlara gittiğinizde ya da eve sipariş verdiğinizde daha uyanık davranmanız için ihtiyacınız olan bilgiler şimdi sizlerle!

1.Çocuklarınız oynasın, siz yemeğinizi yiyin.

Ebeveynlerin pek çoğu yemek yiyecekleri restoranda bir çocuk parkı olmasına dikkat eder. Bu restoranların daha çok tercih edilmek için uyguladıkları küçük bir taktiktir. Eh, şöyle düşünün: Çocuğunuz var ve dışarıda yemek istiyorsunuz, hangi restoranı tercih edersiniz?

2.Bir dahakine arkadaşlarınızla bekleriz!

10 kişi ve üzerine %20 indirim, 2 menü alana 3.sü bedava gibi kampanyalar elbette sizin kara kaşınız kara gözünüz için yapılmıyor. Bu gibi kampanyaların yapılmasının sebebi sizin daha çok kişiyle o restorana gelmeniz ve elbette ki o restoranı sosyalleşme alanı olarak algılamanız.

3.İnsan beyni fiyatları algılama konusunda gerçekten çok acayip!

Neredeyse hepimiz 99 küsurata sahip olan ürünlere gıcık oluruz ancak bunun neden yapıldığı konusunda bir fikriniz var mı? Evet, kimse 1 kuruşu önemsemiyor ve toplama vurulduğu zaman ortada büyük bir kâr var ancak bu durumun esas sebebi insan beyninin 24,99’luk bir ürünü 24 lira olarak algılaması.

Bir de son zamanlarda gittikçe yaygınlaşan bir fiyat politikası daha var eğer fark ettiyseniz, 95 küsurat. Bu fiyat daha avantajlı. Çünkü hem daha samimi gözüküyor, hem de yine insan beyni tarafından 24,95 ise 24 lira olarak algılanıyor.

4.Nar gibi kızarmış etler, taptaze peynirler… Daha neler neler!

Yiyecekler bu şekilde nitelendiği zaman insanların canı daha çok çekiyor. Bu nedenle hiçbir reklamda sadece ‘hamburger’ ya da sadece ‘pasta’ dendiğini duymanız imkansız.

5.Para birimi yazmasa da aynı parayı ödüyoruz.

Bu daha çok menülerde ve ürün fiyatlarının gösterildiği broşürlerde kullanılan bir hile. Şöyle ki bir broşürde ya da bir menüde para birimi ne kadar küçük tutulursa, ya da kullanılmazsa insanlar o kadar rahat harcama yapıyormuş. Çok saçma geliyor biliyoruz, ancak bu bir gerçek!

6.Özen göstermemişler değil, aslına biraz fazla göstermişler.

Bazen menüde fiyatların bir sağda bir solda yazması sinirinizi bozabilir ve bunu bir özensizlik olarak algılayabilirsiniz ancak durum öyle değil. Eğer fiyatlar alt alta yazılmazsa fiyatları karşılaştırmanız zorlaşıyor ve daha pahalı olanı kazara da olsa seçebiliyorsunuz.

7.Gel sen şu işi normalleştir.

Normal fiyatta (ya da normal pahalı olan) yiyeceklerin fiyatlarını yazarken araya çok daha pahalı bir iki ürünün fiyatını da yazmak normal pahada olan ürünlerin fiyatlarını daha alınabilir, daha normal gösteriyor.

8.Koku en büyük zaafımız.

AVM’de gezerken aniden çok uzakta olmanıza rağmen kızarmış patates kokusu mu çalındı? Merak etmeyin, delirmediniz. Bilerek bu kokuları toplumsal alanlarda kullanan firmalar var ki daha çok müşteri gelsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here