Psikiyatride ilaçların kullanımı aslında yenidir. 100 yıl önce ilaç; kişiyi uyuşturmak, kendine veya etrafa zarar vermesini önlemek için kullanılırdı. Yani tedavi ilacı hemen hemen hiç yoktu. Ama son 100 içinde psikiyatride çok şey değişti. Örneğin; eskiden psikiyatrik bir hastalığı olan insanların, bedenlerinde, beyinlerince ciddi bir bozukluk olmadığı zannedilirdi. Ne zaman ki psikiyatrik hastalıkların beyinde, bozukluklar yaptığı ortaya çıktı o zaman bunun ilaçları ortaya çıktı. Bu aslında büyük bir buluş. Hala eski doktorlar, psikiyatride kullanılan ilaçların insanları gerçekten tedavi edebildiğini bilmiyorlar. O nedenle bu soruya iki şekilde cevap vereceğim. Eğer kişinin beyninde ciddi bir biyokimyasal bozukluk oluştuysa, biz nasıl bedensel antibiyotik alıyoruz mikropları öldürsün diye veya, hormonel bir bozukluğunuz var bu eksik hormonu doktor dışarıdan ilaç olarak veriyor, psikiyatride de aynen öyledir. Biz bozukluğu tedavi etmek için veririz ve bu bedenimize ait bir bozukluktur. Beynimizde bedenimizin bir parçası olduğuna göre. Ama her hastalıkta veya sorunda ilaç kullanır mıyız? Hayır. Eğer beynimizde bir kimya da bozukluk yoksa biz asla ilaç kullanmayız ve bunları terapi ile düzeltmeye gayret ederiz. İlaç kullandığımız vakıalarda da muhakkak psiko-terapi eşlik etmeli ki sorunu tam çözebilelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here