O güzel insanların birçoğu o güzel atlara binip gittiler; lakin arkalarında çok değerli yaşanmışlıklar, izler, mısralar, ön sözler, tecrübeler bıraktılar. Edebiyat ne değerli şey değil mi ama… Bu yazımız şiir seven, şiir kokan, şiirden anlayan ve şiir konuşan herkese gelsin.

1)Bir Misafirliğe

 

 

 

 

 

 

Hepimiz bazen unutmak, derin uykulara dalmak, kalabalıkların arasında yalnızlaşmak istemez miyiz okur?

Bir “Garip” akımı şairi Melih Cevdet Anday’ın kaleminden:

Bir misafirliğe gitsem,

Bana temiz bir yatak yapsalar,

Her şeyi, adımı bile unutup

Uyusam…

2)Metinlerde Buluştuk

Hepimizin bir uzağı var, bazılarımızın birden çok… Neden uzaklar yakın olmaz ki?

Hislerini sakınmayarak yazan, iddialarından emin, tek ‘y’ ile Cemal Süreya’nın kaleminden:

Uzaklardaydın, oracıkta, öbür kıtada,

Keşke yalnız bunun için sevseydim seni…

3)Yaklaşma Çocuk

An olur gecikiriz; bazı yerlere, bazı şeylere, bazı kimselere…

Sevmeyi diyorum, sarılmayı, mutluluğu, iyimserliği geciktirmesek mi?

 

 

 

 

 

 

 

Duyarlılığıyla bilinen aşkın ve ölümün şairi Ümit Yaşar Oğuzcan’dan:

Bir başka çağda yaşasaydık belki

Seninle bir bütün olurduk,

Öyle bakma gözlerime, çok geç.

Yaklaşma çocuk… Yaklaşma çocuk.

4) Andros’lu Kadın

 

 

 

 

 

 

 

Sevmek, dünyadaki en masum eylem. Kadın dilinde de, erkek dilinde de aynı anlama ışık tutan o hoş, besleyici duygu. Hasan Ali Yücel oğlu Can Yücel, bakın dizelerinde kadın ile bu duyguyu nasıl anımsatıyor:

Dokununca çıplak ayakların kuma

Aşkı öğreneceksin yeni baştan,

Zeytinlikte kız gibi, deli gibi sevdiğini,

Güzel olduğunu öğreneceksin sevdikçe

Kadın, kadın olacaksın sevdikçe

 

5)Ayrılık Sevdaya Dahil

 

 

 

 

 

 

Aslında hepimiz deli gibi yalnızız okur. Sadece bazı zamanlar değilmiş gibi yapıyoruz. Yalnızlığımıza bir aynaya bakar gibi çarptığımız an ise cam parçaları misali dağılıyoruz. Bakın, toplumcu gerçekçi şairimiz Atilla İlhan bu durumu nasıl özetliyor:

Yalnızların en büyük sorunu

Tek başına özgürlük ne işe yarayacak

Bir türlü çözemedikleri bu

Ölü bir gezegenin

Soğuk tenhalığına benzemesin diye

Özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle

6)Çocukluk

 

 

 

 

 

 

Her çocuk, yaptığı kumdan kaleler gözünün önünde bir su dalgasıyla yıkıldığında biraz büyümedi mi? Sonraları kaç kalemiz yıkıldı, yıktılar? Hiç büyümeyin çocuklar…

Günümüz genç, başarılı şairlerinden Berker Okan yorumuyla:

Ne kürek yapmak

Geldi aklımıza

Ne dümen koymak

Kâğıttan sandallarımıza

Bundandır rüzgâr estikçe

Ordan oraya sürüklenip

Başka başka hayatlarda

Hiç düşlemediğimiz şekilde

Tükenmişliğimiz

Çocukluk işte…

 

7)Kolay

 

 

 

 

 

 

 

Bazen uyanırız; lakin sabahlara değil, kaldığımız yerden yaşama.
Ender bulunan naifliğiyle gönüllerimizde taht kuran Özdemir Asaf bakın yüzümüze suyu nasıl çarpıyor:

Farkında mısın,?

Değilsin kendi bahçende,

Kendinden değil,

Kendini bu kendin sanışın.

 

8)Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen

 

 

 

 

 

 

 

Dile getirmenin binbir türlü yolu var. Sen çok etkiledin Ceyhun Yılmaz:

Kalbim şimdi senin

Onun kadar sev beni, yeter

O doğurdu, sen öldürme.

9)Yol Türküsü

Bir yol tutturmuşuz sormayın. Nereyedir, var mı bilenimiz?

Memleket diye diye aramızdan ayrılan Nazım Hikmet yorumuyla:

 

 

 

 

 

 

 

Sabah burdaysak, akşam ordayız

Günlerin peşinde bir hovardayız

Bazı mısra gibi dudaklardayız

Bazı “kimsin” diye soran olmaz.

10)Hasretinden Prangalar Eskittim

 

 

 

 

 

 

 

Ne diyordu Nazım? Herkese selam, sana hasret…
Bakın tek kitabıyla eşsiz olmayı başarabilen halkın çocuğu Ahmed Arif, bu duyguya nasıl parmak basıyor:

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin

Yitirmiş öpücükleri

Payı yok, apansız inen akşamdan

Bir kadeh, bir cıgara dalıp gidene

Seni anlatabilsem seni

Yokluğun cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here