İstismar filmlerinin bir alt türü olan tecavüz-intikam filmleri, genel olarak tecavüze uğrayan kişinin kendisinin aldığı intikam ya da ailesi/arkadaşı tarafından alınan intikam mantığı üzerine oturtulmuştur. 70’li yıllarda oldukça popüler olan bu filmlerden bazıları bugün günümüze tekrar uyarlanmaktadır.

Şok Etkisi Yaratacak İntikam Filmleri

8.Mezarına Tüküreceğim ( I Spit on Your Grave)

1978 ve 2010 yılında çekilen iki versiyonu bulunan filmde genç yazar Jennifer, ilk romanını yazmak için şehir dışında bir kulübe kiralar. Kasabaya gelen bu yalnız ve güzel kızı fark eden adamların bir gece kızın kulübesini basmasıyla başlayan çığırından çıkan olaylarda, sürekli bir vahşete ve tecavüze uğrayan Jennifer, ellerinden kaçarak kendini yakınlardaki bir nehre atar. Öldüğü düşünülen kadının peşinden gitmeyen adamlar, Jennifer’in korkunç bir intikam için geri döneceğinden habersizdir.
Film, feminist sinemanın başarılı örneklerinden biri.

Kadın intikam filmleri arasında en iyilerinden

7. Dönüş Yok (Irréversible)

Fransa’da yaşayan Alex ve Marcus çifti mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak bir gün bu mutluluklarına gölge düşer. Bir gün yolda tek başına yürürken bir adam tarafından saldırıya uğrayan Alex, tecavüze uğrar. Marcus bu haberi aldığında hemen harekete geçer ve arkadaşı Pierre ile birlikte tecavüzcüden intikam almak için yola koyulur.
Kurgunun sondan başa aktığı filmin başrollerini Monica Bellucci ve Vincent Cassel’in paylaştığı 2002 yapımı Gaspar Noe filmi, tecavüz sahnesiyle çok konuşulmuştur. Bu kadar konuşulan film kadın intikam filmleri listesinde yerini korumaktadır.

7. Genç Kız Pınarı (Jungfrukallan)

Koyu Hristiyan ve dindar bir ailenin kızı olan Mareta, bir gün kilise yolundayken karşılaştığı iki çoban tarafından tecavüze uğrar ve öldürülür. Bu olayın ardından Töre’nin evine sığınan çobanlar öldürdükleri kızın evine sığındıklarından habersizlerdir. Koyu bir Hristiyan olmasının verdiği yasakları çiğneyerek de olsa kızının katillerden acımasız bir intikam alacak olan Töre’nin hikâyesi, 13. yüzyılda ortaçağda geçiyor.
Başarılı yönetmen Ingmar Bergman’ın 1960 yapımı az bilinen bu filmi, modern korku filmlerine ilham vermiştir.

“Günahsız bir masumun ölümüyle, ağladı pınarlar…
O pınar ki Tanrıyı çağlayan, Tanrıya sorgusuz sualsiz yol eden acılı kalpleri…
O pınar temizler miydi, haklı yere alınan intikamları, isyan eden dilleri…”

5. Stendhal Sendromu (The Stendhal Syndrome)

Filmi tanıtmadan önce Stendhal Sendromu’nun gerçek bir psikolojik fenomen olduğunu bilelim. Stendhal Sendromu; güzel bir sanat eseri gördüğünde bayılma ve halüsinasyon görme durumudur.
Tecavüzcü bir seri katilin peşinde olan dedektif Anna Manni’nin gerçekle temsili arasındaki farkı anlamasında onu zorlayan bu hastalık, tüm tecavüzlerin intikamını alma yolundaki çabasını güçleştirmektedir. Anna, seri katil Alfredo’yu yakalamak için Floransa’ya gelir ve buradaki meşhur Uffizi müzesinde hastalığı sebebiyle Alfredo’nun tuzağına düşer. Alfredo, Anna’yı kaçırır ve ona tecavüz eder. Anna daha sonra Alfredo’nun elinden kaçar ve bundan sonra onu ayakta tutacak olan tek şey intikam arzudur.
Dario Argento’nun 1996 yapımı bu filminde Anna’yı yönetmenin kızı Asia Argento canlandırmaktadır.

4. Soldaki Son Ev (The Last House on The Left) (1972 – 2009)

Huzurlu bir tatil yapma hayaliyle yola çıkan Collingwood ailesi bir dağ evine yerleşir. Ailenin genç kızı Mari, burada Paige isimli birisiyle arkadaş olur. Fakat bu iki arkadaş bir çete tarafından kaçırılır ve tecavüze uğrarlar. Kaçmaya çalışan Mari vurulur ve öldürülür. Buradan kaçan çete üyeleri bilmeden Mari’nin dağ evine sığınırlar. İlk başta kızlarına olan şeyden haberi olmayan aile durumu anladıklarında çete üyeleri, kendilerini vahşi bir intikamın içinde bulacaklardır.
Denis Lliadis’in yönetmenliğini yaptığı 2009 yapımı olan Soldaki Son Ev filmi, Wes Craven’in 1972 yılında çekmiş olduğu filminin modern bir uyarlamasıdır.
Ayrıca, Wes Craven’in çektiği film de listemizde bulunan Ingmar Bergmar’ın 1960 yapımı Geç Kız Pınarı filminin bir uyarlamasıdır.

3. MS.45 (1981)

Yalnız başına yaşayan ve dilsiz olan Thana’nın iş ve ev arasında geçen yaşamı aynı gün içerisinde iki kere tecavüze uğramasıyla alt üst olur. Bu olaydan sonraki günlerde Thana gördüğü bütün erkeklere tiksintiyle bakar hale gelir. İş çevresiyle yabancılaşır ve bir gün kendisini rahatsız eden her erkeği öldürmeye karar verir. İlk olarak işe giderken kendisini taciz eden her erkeği öldürmeye başlayan Thana, daha sonra geceleri fahişe kılığında sokağa çıkıp kendine yaklaşan her erkeği öldürerek intikamını almaya devam eder.
Harika son sekansıyla, gelmiş geçmiş en sert kadın filmlerinden biri olan film, feministlerin en sevdikleri arasında. Abel Ferrara’nın 1981 yapımı bu filmi 80lerin en önemli istismar filmlerinden sayılır.
“sister!”

2. İçinde Yaşadığım Deri (La Piel que Habito)

Başarılı estetik cerrah Dr. Robert, bir araba kazasında yanan eşini, yanmış derilerinden kurtarmak için yeni bir deri yaratmak üzere çalışmalara başlar. Robert, 12 yıllık bir çalışma neticesinde amacına ulaşmışsa da eşinin aynada kendisini görüp intihar etmesiyle her şey alt üst olur. Bu intiharın üzerine bir de intihara şahit olan kızları Norma’nın bozulan psikolojisi eklenince aile büyük bir buhran dönemine girer. Daha sonra tecavüze uğrayıp öldürülen Norma’nın tecavüzcüsü Vincente’ı yakalayan Robert, kızının intikamını almak için örneği görülmemiş bir şey yapar ve Vincente’ın üzerinde yıllarca cinsiyet değiştirme ameliyatı yaparak onu git gide ölen karısına benzetir.
Başarılı İspanyol yönetmen Pedro Almadovar’ın 2011 yapımı muhteşem filminin başrolünde usta oyuncu Antonio Banderas bulunuyor. Film Thierry Joncuet’in Tarantula kitabından uyarlanmadır.

İntikam filmleri yerli yapımlarda da yer alıyor

1. Kuyu (1964)

İntikam filmleri yerli yapımlarda da var. Dünya sinemasının çatışma kaynağı olan intikamı Türkler de zamanında filme almış.

Köylü Osman bir gün gölde yıkanmakta olan Fatma’yı görür ve ona âşık olur. Fatma’nın kıyafetlerini saklayan Osman daha sonrasında Fatma’yı kaçırır. Osman, Fatma’yı dağa kaldırır ve fırsat buldukça ona tecavüz eder. Kız hiçbir şekilde Osman’la konuşmaz. Jandarma izlerini bulunca Fatma ailesine kavuşurken Osman da hapishaneye düşer. Hapisten çıktığı zaman tekrar Fatma’yı kaçıran Osman, başına geleceklerden habersizdir. Fatma’nın intikamı acı olur. Filmin finali hafızalardan silinmeyecek bir sahneye sahiptir.
Hayati Hamzaoğlu ve Nil Göncü’nün başrollerini oynadığı 1964 yapımı Metin Erksan filmi Kuyu, Türk Sinemasında, “kadın” kavramını işlemesi sebebiyle oldukça önemli bir yer tutar.

Metin Erksan filme Kuran’dan bir ayetle başlar:
“Kadınlara iyilikle davranın.”

Benzer Yazılar

Seks ve Şiddet Sahneleri Yüzünden Yasaklanan 8 Film

Cinsel İçerikli Film Çekme Konusunda Takıntılı Olan 10 Film Yönetmeni

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here